Bağlarbaşı Mh. Şehzade Sk. No:2A Maltepe/İstanbul
0216 389 72 83         0530 909 00 65         TEKLİF AL
tr

Tütün Sektöründe İş Güvenliği

08.12.2018
491
Tütün Sektöründe İş Güvenliği

Tütün Sektöründe İş Güvenliği  sektör bazında istihdam edilen çalışan sayısı göz önünde bulundurulduğunda küçük ve orta ölçekli işletmeler  sınıfında yer alan  iş yerlerine göre çalışan sayısının oldukça fazla olduğu görülmektedir.  İstatistikler incelendiğinde, meydana gelen iş kazalarının büyük bir bölümü “makinelerin sebep olduğu kazalar” olarak iş kazaları sebepleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor.  Bu durum makinelerin çalışanlara verebileceği zararları önleme amaçlı koruyucu önlemlerin yeterli seviyede sağlanmadığını ortaya koymaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği’nin önleyici yaklaşımının temelini; risk değerlendirmesi, acil durum planları ve eğitimler oluşturur. Risk değerlendirmesi, iş yerinde, çalışanlara zarar verecek olan etmenlere karşı yeterli tedbir alınıp alınmadığını ortaya koyan teknik bir yaklaşımdır. Risk değerlendirmesinde amaç; iş yerinde, çalışanların, sağlık ve güvenliklerini tehdit eden etmenlerin tespit edilmesi, derecelendirilmesi ve önleyici tedbirlerin belirlenerek çalışma ortamı risklerini kabul edilebilir seviyeye düşürmektir.

 Tütün Üretiminde Tehlikeler, Hastalıklar ve İş Kazaları

Makinalaşmanın artması, yukarıda sayılan bazı tehlikeleri ortadan kaldırmakta ancak yenilerine sebep olmaktadır. Makinaların fazla kullanıldığı alanlarda, farklı tehlikeler yaşanmakatadır. Çarpmalar, düşmeler ve makinelere eller, parmaklar veya kolları kaptırmalar yaşanabilmektedir.

Dünyanın birçok yerinde tütün, ekiminden hasat edilmesine ve işlenmesine kadar geçen süreçte farklı yöntemlerle elde edilmektedir. Makineleşmenin yoğun olduğu tarımsal alanlarda verimlilik oldukça yüksektir. Ne var ki dünyanın en çok, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinde ekilen tütün, daha çok fiziki çalışmaya dayalı olarak üretilmektedir. Tohumların ekimi, ürünün hasat edilmesi, toplanmış yaprakların kalitesine göre ayrılması, tütün balyalarının kaldırılması ve taşınması sırasında eğilip kalkmalar ve ağır yük taşıma nedeniyle birçok kas iskelet sistemi hastalıkları görülmektedir. Bel ve sırt ağrıları, baş ve boyun ağrıları sıkça tespit edilen şikayetlerdir.

Tütün işlenirken kullanılan bıçaklar, tehlikeli olmakta ve kesikler açık yara şekline dönüşerek tetanoz hastalığına neden olabilmektedir.

Bitkilere karşı ilaçlar, haşerelere karşı ilaçlar ve mantarlara karşı ilaçlar oldukça tehlikeli kimyasallardır. Üretimde önemli miktarlarda kullanılan gübreler, pestisitler ve güçlü yabani ot öldürücü kimyasallar bazı tehlikelere neden olmaktadır. Özellikle ilaçlama yapılırken ya da diğer solunum risklerinin bulunduğu bu alanlarda dolaşılırken, mutlaka solunum koruyucu donanımlar(KKD) kullanılmalıdır. Ayrıca cilde bu kimyasalların temas etmesi ise yanmalara ve kontakt dermatit gibi hastalıklara neden olmaktadır.

Aldikarb adlı son derece tehlikeli bir pestisit, sıklıkla kullanılmaktadır. Bu güçlü kimyasal, onarılması güç genetik bozukluklara ve sinir sistemi rahatsızlıklarına neden olmaktadır. Mide bulantısı, kasların seğirmesi ve kıvranma zehirlenmenin en önemli belirtileridir. Dikloropropen adlı kimyasalın buharları ise; cilt kızarmalarına, göz yaşarmasına ve solunum rahatsızlıklarına neden olmaktadır.

Toplama zamanı geldiğinde, tütün yapraklarını kurutacak büyük ambarların olmaması nedeniyle çiftçiler, ürünleri evlerine taşımaktadır. Bu özellikle çocuklar ve kadınlar için oldukça tehlikelidir, çünkü tütün boğulmaya ve nefesin tıkanmasına neden olan bir koku yaymaktadır.

Çocuklar ve yetişkinlerde en çok görülen hastalıklardan birisi, Yeşil Tütün Hastalığıdır(YTH). Yeşil tütün hastalığı, tütün yaprakları toplanırken veya/ve kurutulurken çıplak ellerini kullanan işçilerde ve çiftçilerde görülür. Genellikle gevşek olan kurutulmak üzere toplanmış olan yeşil tütün yaprakları ellerde ve koltuk altlarında sıkıştırılarak biriktirilir. Genelde yeşil tütün yaprakları yaştır ve nikotinin deri yoluyla vücuda girer.

Yeşil tütün hastalığı, cildin nikotinle teması sonucunda ortalama 10 saat içinde ortaya çıkar. İlk belirtileri başağrısı ve mide bulantısıdır. Kusma, halsizlik, baş dönmesi, beniz sarılığı, hızlı nefes alma, nabız ve tansiyonda değişmeler, ishal, kusma, karın ağrısı ve salyanın artması da hastalarda gözlenen diğer bulgulardır.

Hastalananlar içerisinde tıbbi bir yardıma ihtiyaç duyanların ¼’ü hastaneye kaldırılmaktadır. Hastalık ortalama 2.4 gün sürmektedir. Hafif seyreden durumlarda işe ara verilmeli, bol miktarda sıvı alınmalı, dinlenilmeli ve banyo yapılarak vücut temizlenmelidir. Ciddi durumlarda ise hastanelerde, serum, H1 blokörler (dramamine) ve kusma önleyici ilaçlar verilmektedir.

Bir başka önemli bulgu ise hastalığa yakalananların %32’sinin 14-19 yaşları arasında olmalarıdır. Bu da genç ve bilinçsiz çiftçilerin bu hastalığa yakalanma risklerinin daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Sağlık Sektöründe İş Güvenliği yazımıza linkten ulaşabilirsiniz. Ayrıca blog yazılarımızı takip ederek tüm sektörle alakalı güncel bilgilere ulaşabilirsiniz. Tüm bunlara ek olarak web sayfamızdaki sosyal medya butonlarından Engin İSG firmamızın Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube sosyal ağ hesaplarımıza erişim sağlayabilir bizi takip edebilirsiniz.

Engin OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) olarak tüm sektörlere İSG hizmetleri veriyoruz, talep ve istekleriniz konusunda web sitemiz üzerinden fiyat teklifi alabilir yada 0850 441 67 42  telefon numarasını arayarak ücret Bilgisi öğrenebilirsiniz. Ayrıca tüm hizmetlerimiz için güncel kampanyalarımızdan ve özel indirimlerimizden faydalanabilirsiniz

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti

Ürün ve Hizmetlerimiz Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Bizi Arayabilirsiniz:
Call Now ButtonHemen Ara