Bağlarbaşı Mh. Şehzade Sk. No:2A Maltepe/İstanbul
0216 389 72 83         0530 909 00 65         TEKLİF AL
tr

Yiyecek Üretiminde İş Güvenliği

15.12.2018
470
Yiyecek Üretiminde İş Güvenliği

Yiyecek Üretiminde İş Güvenliği sektör bazında istihdam edilen çalışan sayısı göz önünde bulundurulduğunda küçük ve orta ölçekli işletmeler  sınıfında yer alan  iş yerlerine göre çalışan sayısının oldukça fazla olduğu görülmektedir.  İstatistikler incelendiğinde, meydana gelen iş kazalarının büyük bir bölümü “makinelerin sebep olduğu kazalar” olarak iş kazaları sebepleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor.  Bu durum makinelerin çalışanlara verebileceği zararları önleme amaçlı koruyucu önlemlerin yeterli seviyede sağlanmadığını ortaya koymaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği’nin önleyici yaklaşımının temelini; risk değerlendirmesi, acil durum planları ve eğitimler oluşturur. Risk değerlendirmesi, iş yerinde, çalışanlara zarar verecek olan etmenlere karşı yeterli tedbir alınıp alınmadığını ortaya koyan teknik bir yaklaşımdır. Risk değerlendirmesinde amaç; iş yerinde, çalışanların, sağlık ve güvenliklerini tehdit eden etmenlerin tespit edilmesi, derecelendirilmesi ve önleyici tedbirlerin belirlenerek çalışma ortamı risklerini kabul edilebilir seviyeye düşürmektir.

Yiyecek Üretiminde Hastalıklar

Yiyecek Üretiminde Solunum Sistemi Hastalıkları

PVC(Polivinil Klorür), paketleme sırasında kullanılan bir kimyasaldır. PVC filmi ısıtıldığında termal bozulma meydana gelir ve bu ortaya yayılan koku ve duman gözleri, burunu ve ağzı tahriş eder ve soluk daralmasına neden olur.

Enzimler, hayvanlar, tahıllar ve unlar ile çalışmanın İngiltere’de mesleki astıma neden olduğu işçileri kazalara ve meslek hastalıklarına karşı sigortalayan şirketler tarafından düşünülmektedir. Cinnamic aldehit ve sülfür dioksite maruz kalmanın tarçın kabuğu ile çalışanlarda astıma neden olduğu da Sri Lanka’da yapılan çalışmalarda dikkati çekmiştir. 40 tane tarçın sektöründe çalışan işçi üzerinde yapılan araştırma sonucunda 35 tanesinin %37.5’inin kronik öksürük hastalığına veya %22,5’inin astım hastalığına sahip olduğu belirlenmiştir.

Mikrobiyoloji yiyecek sektöründe uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Tricoderma, Penicillium, Aspergillus ve Bacillus gibi mikro-organizmalar yiyecek ve içecek sektöründe yoğun olarak kullanılmaktadır. Şarabın, ekmeğin, peynirin, yoğurdunmayanalanması bu organizmalar sayesinde olmaktadır. Nişastanın şekere çevrilmesi, selülozun parçalanması hep bunlar sayesinde olmaktadır. Bu mikro-organizmaların havaya bulaşması alerjik alveolite ve astıma neden olmaktadır.

Amonyak, maruz kalındığı zaman cildi yakar, tahriş eder ve su toplanmasına neden olur. Uzun süre maruz kalmak ve solumak ise bronşit ve zatürreye neden olur.

Bunlarla birlikte soğutmak, sterilize etmek, ayırmak, dezenfekte etmek için kullanılan sıvı, gaz veya buhar halde bulunan kimyasallar, bazı hastalıklara neden olabilmektedir. Karbon monoksit(CO), farkedilmesi son derece zor bir gazdır ve özellikle duman ve tütsü ile pişirme odalarında, şarap fermentasyon mahzenlerinde, tahıl silolarında ve balık eti depolarında bulunur ve CO zehirlenmesi ‘ölüme’ bile neden olabilir.

 Yiyecek Üretiminde Cilt Hastalıkları

Bu sektörde çalışanlarda kontak dermatitler ve egzema, en çok görülen cilt hastalıklarıdır. Sürekli elleri sabunla yıkamak ve dezenfekte etmek için amonyaklı solusyonlara sokmak temizlik ve sterillik için olmazsa olmazlardır. Ellerin sürekli olarak nemlenmesi yağ oranını azaltabilir ve kontakt dermatite neden olur. Kimyasallara ve katkı maddelerine maruz kalmak da cilt sorunları yaratır. Ayrıca katı ve sıvı yağlarla çalışırken, cildin sürekli bunlara maruz kalmasından ötürü gözenekleri tıkandığı için, akneler de sıkça görülür.

Fermentasyon sırasında oluşan peptitler ve proteinlere karşı egzemalar ve allerjiler oluşabilir. Trypsin, chymothrypsin, protease gibi enzimlerinde kontakt dermatit hastalığına neden olduğu rapor edilmiştir.

Yukarıda sayılan hastalıklardan korunmanın en etkin yolu Kişisel Koruyucu Donanımlar kullanmaktır. Cilt hastalıklarından korunmak için uygun eldivenler kullanılmalıdır. Eldivenleri kullanarak cildin dış etkenlerle temasını engellenebileceği için hastalıkları önlemek daha kolay olacaktır. Eldivenlerin latex materyalinden yapılmış olması allerji yapabilir veya cildin hava almasını engelleyebilir.

Yiyecek Üretiminde Enfeksiyon Hastalıkları

Hayvanlardan kaynaklanan parazit hastalıkları ve enfeksiyonlar, et paketleyen ve süt ürünleri ile ilgili sektörlerde çalışan işçiler daha çok görülür. Bu hastalıkların nedeni enfekte olmuş hayvanlarla kurulan doğrudan temastır. Bu hastalıklardan korunmak oldukça güç olabilir; çünkü hayvanın hasta olduğu anlaşılmayabilir.

Yiyecek Üretiminde Gürültüden Kaynaklanan Hastalıklar

Belirli frekans limitlerinin üzerindeki ses ve gürültülere sürekli maruz kalmak işitme bozukluklarına neden olur. İşitme ile ilgili oluşmuş olan sorunlar, genellikle tedavi edilebilir olmadığı için sonunda işçi üzerinde fizyolojik ve ruhsal bozukluklara neden olabilir. Ayrıca anormal düzeydeki kan basıncı, kalp atış hızı, nefes alma sıklığı ve hacmi, mide-barsak spazmları ve sinir boşalmaları ile ses düzeyi arasında bağlantı olduğu düşünülmektedir.

Yiyecek Üretiminde  Sağlık ve Güvenlik Önlemleri

Ülkeden ülkeye değişmekle birlikte normalde sekiz saat boyunca en fazla 85-90 dBA sese maruz kalınabilir ve bunu 80dBA’nın altında geçirilecek 16 saatlik dinlenme süreci izlemelidir. 85-90 DBA’nın üzerinde sese maruz kalınıyorsa mutlaka kulak koruyucu donanımlar(KKD) kullanılmalıdır; tersi durumda ileride mutlaka işitme sorunları yaşanır.

Bunların yanında düzenli olarak en azından yıllık odiyometri(işitme) testleri yapılmalıdır. Ayrıca gürültünün çok olduğu işyerlerinde frekans ölçme cihazları bulundurulmalıdır. İyi Üretim Uygulamaları’na göre de ses olabildiğince aza indirilmeye çalışılmalıdır. Hava sübaplarına ve egzoz borularının çıkışlarına olabilirse susturucu takılmalıdır. Ayrıca titreme ve sesin emilmesi için yüzeylerde kauçuk materyaller kullanılabilir. Ayrıca ses kontrol sistemlerinin yüzeyleri temiz tutulmalı ve kontrol aygıtları yiyecek sektörünün ortama yaydığı katı, sıvı yada gaz artıklardan etkilenmemelidir

Bunlarla birlikte Kişisel Koruyucu Donanımların(KKD) kullanılması da çok önemlidir. Bu yolla sağlığı etkileme olasılığı olan maddelerle karşılaşınca hasta olma riski neredeyse ortadan kalkacaktır. Sıçramalara karşı gözü korumak için göz koruyucu donanımlar(KKD) olan gözlükler, yüz kalkanları ve solunum yollarını korumak için solunum koruyucu donanımlar(KKD) kullanılmalıdır. Bu koruyucuların işlevini tam olarak yerlerine getirebilmeleri için işçiler, bu gereçlerin koruma konusundaki limitleri ve özellikleri konusunda eğitilmelidir. İşin yapılış şekli, tehlike oranı ve doğasına göre farklı solunum cihazları yada maskeler kullanılmalıdır. Yüzü toza-dumana karşı koruyan, basit, yüzün yarısını kapatan maskelerden, havayı temizleyen solunum cihazları ve solunum için ayrı ayrı aparatların ve tüplerin olduğu temiz hava veren SCBA’lara kadar birçok farklı seçenek vardır.

Solunum yolu ile ilgili tehlikeler tozlardan, kimyasallardan, tahıllardan, enzimlerden kaynaklanmaktadır. Bu tehlikelere karşı mühendislik önemleri alınırken şu iki nokta üstünde durulmalıdır:

  • Toz halde kullanılan materyaller yerine sıvı halde olanlar tercih edilerek daha az tehlikeli olanlar seçilmiş olur.
  • 2- Maruz kalınma miktarını, tehlikeyi yaratan maddenin havaya yayılmasını önleyerek azaltmak. Bu bakımdan yapılan işin tamamen yada yarı kapalı ortamda yapılacak şekilde tasarlanması, yerel cebri çekişli havalandırmasistemlerinin entegrasyonu ve işin yapıldığı alana işçilerin tamamının girmelerinin sınırlandırılması, kimyasalların, tozların, mikro-organizmaların yarattığı sağlık tehlikelerini azaltmak bakımından oldukça önemlidir.

Ayrıca yöneticiler, tehlikeli işlerin yapılmasını işçiler arasında değişime tabi tutarak tehlikeli maddelere maruz kalınma zamanını azaltabilirler ve hafta sonu yada vardiya dışı zamanlarda bu tehlikeli işlerin yapılmasını sağlayarak maruz kalan işçi sayısını düşürebilirler.

Hayvanlardan kaynaklanan enfeksiyonlardan korunmanın en iyi ve etkin yolu kişisel hijyene dikkat edilmesidir. Elleri ve vücudu gerektiğinde yıkayabilecek yıkama yerlerinin, duşların ve lavaboların temiz olması gerekmektedir. Bütün kullanılan koruyucu giysiler, eldivenler sterilize edilmeli ve temiz tutulmalıdır. Çok küçük bile olsa bütün yaralar kapatılmalı ve dış etkenlerle temas engellenmelidir.

Birçok ülkede hayvanlar ve insanlar aşılanarak korunmaya çalışılmaktadır. Bu hastalıklara erken tanı konularak anti-bakteriyel ve anti-parazit ilaçlarla tedavi edilmesi ortadan yok edilmesi için mutlaka gereklidir.

İşçiler sıklıkla öksürüyor, ateşleri düzensizlik gösteriyorboğazlarında geçmeyen yanmalar oluyor, sıklıkla ağızları kuruyor, başları ağrıyor veya bağırsak hareketlerinde bozukluk yaşanıyorsa mutlaka hemen doktorlar tarafından muayene edilmelidir. Bir hastalık geçirmeseler dahi, özellikle bu sektörde çalışanlar, düzenli olarak tıbbı denetimlerden geçirilmelidirler.

Kümes Hayvanlarında İş Güvenliği yazımıza linkten ulaşabilirsiniz. Ayrıca blog yazılarımızı takip ederek tüm sektörle alakalı güncel bilgilere ulaşabilirsiniz. Tüm bunlara ek olarak web sayfamızdaki sosyal medya butonlarından Engin İSG firmamızın Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube sosyal ağ hesaplarımıza erişim sağlayabilir bizi takip edebilirsiniz.

Engin OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) olarak tüm sektörlere İSG hizmetleri veriyoruz, talep ve istekleriniz konusunda web sitemiz üzerinden fiyat teklifi alabilir yada 0850 441 67 42  telefon numarasını arayarak ücret Bilgisi öğrenebilirsiniz. Ayrıca tüm hizmetlerimiz için güncel kampanyalarımızdan ve özel indirimlerimizden faydalanabilirsiniz

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti

Ürün ve Hizmetlerimiz Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Bizi Arayabilirsiniz:
Call Now ButtonHemen Ara