Petrol Doğalgaz Sektöründe İş Güvenliği

Petrol Doğalgaz Arama İş Güvenliği sektör bazında istihdam edilen çalışan sayısı göz önünde bulundurulduğunda küçük ve orta ölçekli işletmeler sınıfında yer alan iş yerlerine göre çalışan sayısının oldukça fazla olduğu görülmektedir. İstatistikler incelendiğinde, meydana gelen iş kazalarının büyük bir bölümü “makinelerin sebep olduğu kazalar” olarak iş kazaları sebepleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor. Bu durum makinelerin çalışanlara verebileceği zararları önleme amaçlı koruyucu önlemlerin yeterli seviyede sağlanmadığını ortaya koymaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği’nin önleyici yaklaşımının temelini; risk değerlendirmesi, acil durum planları ve eğitimler oluşturur. Risk değerlendirmesi, iş yerinde, çalışanlara zarar verecek olan etmenlere karşı yeterli tedbir alınıp alınmadığını ortaya koyan teknik bir yaklaşımdır. Risk değerlendirmesinde amaç; iş yerinde, çalışanların, sağlık ve güvenliklerini tehdit eden etmenlerin tespit edilmesi, derecelendirilmesi ve önleyici tedbirlerin belirlenerek çalışma ortamı risklerini kabul edilebilir seviyeye düşürmektir.
İçindekiler
Petrol, Doğal gaz Arama Çalışmalarında Hastalık, Tehlike ve Kazalar
Bu sektörde en önemli tehlikeler; coğrafi ve iklimsel koşullardan kaynaklanan hastalıklar, karada ve denizde gerçekleştirilen çok uzun yolculuklardan kaynaklanan stres ve yaralanmalardır. Psikolojik bozukluklar, genellikle uzun süre yerleşime uzak noktalarda ve toplumdan soyut ortamlarda küçük bir grupla yapılan çalışmalardan kaynaklanmaktadır. Özellikle denizde ve okyanuslarda kurulan platformlarda, uzun saatler boyunca çalışma, hava şartlarının kötülüğü ve ıssız bir ortamda bulunma ciddi psikolojik bozukluklara neden olabilmektedir. Ayrıca suyun altında dalarak yapılan çalışmalarda önemli riskler oluşturmaktadır.
Petrol, Doğal gaz Arama Çalışmalarında Hastalıklar
Davranış ve Ortam Kaynaklı Hastalıklar
Hava koşullarından kaynaklanan solunum yolları rahatsızlıkları, vücudun belli yerlerine özgü enfeksiyonlar ve parazit hastalıklar görülebilir ancak bu konuda epidemiyolojik çalışmaların yapılmasına gereksinim vardır. Petrol işçilerinin omuzlarında artrit, epikondilit, boyun omurunda kireçlenme, kol ve bacaklarda polinörit görülür. Ayrıca gürültü ve sesten kaynaklanan rahatsızlıklara da rastlanır.
Denizde gerçekleştirilen çalışmalar hem iş sırasında hem de iş dışında oldukça tehlikelidir. Birçok işçi, deniz platformlarında yapılan yoğun çalışmanın, toplumdan soyut ortamın ve sürekli değişen hava koşullarının getirdiği strese dayanamamaktadır. Bunun sonucunda işçilerde normal olmayan sürekli bir iç huzursuzluğu görülmekte, sigara ve alkol tüketimi aşırı derecede artmakta ve sık ilaç kullanımı görülmektedir. Çalışma sırasında gürültü ve titreme de sıkça rastlanan uyku sorunu rahatsızlığını tetiklemektedir. Deniz tutması ve boğulma da önemli riskler arasında yer almaktadır.
Çalışmalar sırasında meydana gelen yaralanmalar, düşme ve kaymalardan, boruları yanlış kaldırmaktdan, makinaların yanlış kullanımından ve patlayıcılardan kaynaklanmaktadır.
Fiziksel ve Kimyasal Tehlikelerden Kaynaklanan Hastalıklar
Petrol ve doğal gaz çıkarma ve üretme işi farklı coğrafyalarda ve değişik iklimlerde yapılmaktadır. Tropik ormanlar ve çöllerden arktik buzullara, kuru topraklardan okyanuslara ve kuzey denizine uzanan geniş bir alanda petrol çıkarılmaktadır. Bu sektörde çalışanlar, gürültü, sarsıntı, fırtına, fiziksel tehlikeler ve mekanik aksaklıklar gibi zorlukların varlığında çalışmaktadırlar. Makinaların sarsıntı yapması işçilerin dikkatli hareket etmesini zorunlu kılmaktadır.
Yanıklar da, buhardan, ateşten, asitten, sodyum hidroksit gibi kimyasalları içeren çamurların cilde temas etmesinden ötürü görülmektedir. Kontakt dermatit ve cilt yaraları ise petrol ve kimyasalara maruz kalmaktan ötürü oluşur.
Petrol ve doğal gaz çıkarılırken maruz kalınması olası olan tehlikeli bazı materyaller ve kimyasallar şunlardır:
- Ham petrol, doğal gaz ve hidrojen sülfür gazı
- Ağır metaller ve benzen
- Asbest, formaldehit, hidroklorik asitve diğer tehlikeli kimyasallar
- Radyoaktifkaynağa sahip ekipmanlar ve radyoaktif materyaller
- Çamurve egzoz gazları
Petrol, Doğalgaz Arama Çalışmalarında İş Kazaları
Platform, sondaj aletinin çevresi ve kullanılan ekipman her zaman kaygandır. Petrol sondaj kulesine çıkarken kaymalar ve düşmeler yaralanmalara ve sakatlanmalara sebep olabilir.. Sondaj borularını hızlıca çıkartma ve takma işlemi son derece iyi bir koordinasyon gerekmektedir bunun için işçilerin eğitim alması şarttır.
Deniz üstünde yer alan petrol platformlarında çalışanlar yukarıda anlatılanların dışındaki tehlikelerle de karşılaşabilirler. Platformun çökmesi ya da suya batması tehlikesi ile karşılaşınca işçilerin kendilerini kurtarmak için ne yapmaları gerektğini bilmeleri gerekir. Aksi takdirde hayati tehlikeler mevcuttur.
Kullanılan eldivenlerin içine yağ girmesi hem elleri yağlandırarak çalışmayı engellemekte ve hem de kaymalar nedeniyle kazalara sebebiyet verecek hem de cilde kapalı ortamda temas ettiği için cilt hastalıklarına neden olacaktır.
Petrol, Doğalgaz Arama Çalışmalarında Sağlık ve Güvenlik Önlemleri
İşyeri hijyenini görüntüleme ve medikal gözetim sistemleri, çalışan işçilerin zehirli ve tehlikeli maddelere ne oranda maruz kaldıklarını değerlendirmek açısından yerleştirilmelidir. Hidrojen sülfür gibi yanıcı ve zehirli buharların ortamda gözetlenmesi gerekmektedir. Özellikle deniz platformlarında, hidrojen sülfür ile temas tamamen engelenmelidir. Hidrojen Sülfür’ün ortamda bulunma beliritileri bütün işçilere öğretilmeli, zehirlenmeye ve patlamaya karşı ortamda bulunan hidrojen sülfürün nasıl yok edileceği çok iyi öğretilmelidir. Bununla birlikte çalışan herkesin mutlaka Kişisel Koruyucu Donanım(KKD) kullanması gerekmektedir.
Göz Koruyucular: Eğer kimyasal bir maddenin sıçraması gibi bir tehlike varsa tam bir koruma için göze hava ve diğer maddelerin temasını tamamen engelleyen her yanı korumalı gözlük kullanılmalıdır. Sondaj işlemi sırasında ham petrol, doğal gaz ve hidrojen sülfür gazı, ağır metaller ve benzen, asbest, formaldehit, hidroklorik asit ve diğer tehlikeli kimyasallara maruz kalınabilmektedir. Bunların göze sıçraması tehlikeli olduğu için koruyucu gözlükler mutlaka takılmalıdır.
Ayak Koruyucular: Platformlarda çalışırken kayma olasılığından ötürü, giyilen botların ‘lastik,kauçuk’ olması gerekmektedir. Ayrıca botların ayak parmaklarını koruyucu demirlerle ön kısmı kaplanmış olmalıdır. Isı ve sıvıya karşı da gereken korumayı sağlaması önemlidir.
Kafa Koruyucular: Çarpmalar sonucunda yarılmalar, kanamalar ve hatta cidi travmalar söz konusu olabilir. Bu nedenle kafayı koruyacak başlıkların, kasketlerin veya baretlerin takılması zorunludur. Elbette bu başlıkların sağlam maddelerden yapılması gerekmektedir. Ayrıca çarpmanın ötesinde nemli ortamlarda çalışırken başlığın yanlarının akan suyu durdurabilmesi için yukarı bükük olması da önemlidir.
El Koruyucular: Kullanılan eldivenler,’’ex-proof’’ olmalıdır çünkü ortamda sürekli yağ bulunmaktadır. Eldivenin içine yağ girmesi hem elleri yağlandırarak çalışmayı engelleyecek ve kaymalar nedeniyle kazalara, hem de cilde kapalı ortamda temas ettiği için cilt hastalıklarına neden olacaktır. Ayrıca olası bir patlama ve yangın durumunda elleri koruyabilmesi için yanmaya karşı dayanıklı olmalıdır. Bazen aşırı soğuk havalarda çalışma gerektiğinden elleri donmaya ve neme karşı korumak için termal olmalıdır.
Solunum Koruyucular: Genellikle sıradan solunum maskeleri yapılan işler için yeterli olmaktadır. Ancak bu toz maskeleri, havayı ve tozları süzmek konusunda yeterli değil ise o zaman havayı süzen solunum aygıtları ve hatta gerekirse tüplü solunum aygıtları bile kullanılabilir. Hidrojen sülfür gibi zehirli gazlar, nitrojen ve karbon dioksit gibi nefes darlığı ve tıkanmaya neden olan gazlar ve hidrojen florür gibi asitlere karşı korunmak için bunlar gereklidir.
Cildi korumak için giyilen koruyucu giysilerin soğuk ve sıcak ortamlara uygun olarak seçilmesi terlemeyi ve üşümeyi engeller. Ayrıca yangın ve patlama ihtimaline karşı giyilen giysilerin yanmayan kumaşlardan yapılması gerekmektedir.
Bu sektör, gürültünün çok olduğu bir sektördür. Buna karşı kulakların duyu kaybına uğramaması için kulaklıklar veya kulak tıkaçları gibi kulak koruyucu donanımlar(KKD) kullanılmalıdır.





