Bağlarbaşı Mh. Şehzade Sk. No:2A Maltepe/İstanbul
0216 389 72 83         0530 909 00 65         TEKLİF AL
tr

Mandıracılık Sektöründe İş Güvenliği

Mandıracılık Sektöründe İş Güvenliği

Mandıracılık İş Güvenliği sektör bazında istihdam edilen çalışan sayısı göz önünde bulundurulduğunda küçük ve orta ölçekli işletmeler  sınıfında yer alan  iş yerlerine göre çalışan sayısının oldukça fazla olduğu görülmektedir.  İstatistikler incelendiğinde, meydana gelen iş kazalarının büyük bir bölümü “makinelerin sebep olduğu kazalar” olarak iş kazaları sebepleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor.  Bu durum makinelerin çalışanlara verebileceği zararları önleme amaçlı koruyucu önlemlerin yeterli seviyede sağlanmadığını ortaya koymaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği’nin önleyici yaklaşımının temelini; Risk Analizi, acil durum planları ve eğitimler oluşturur. Risk değerlendirmesi, iş yerinde, çalışanlara zarar verecek olan etmenlere karşı yeterli tedbir alınıp alınmadığını ortaya koyan teknik bir yaklaşımdır. Risk değerlendirmesinde amaç; iş yerinde, çalışanların, sağlık ve güvenliklerini tehdit eden etmenlerin tespit edilmesi, derecelendirilmesi ve önleyici tedbirlerin belirlenerek çalışma ortamı risklerini kabul edilebilir seviyeye düşürmektir.

Mandıracılık İş Güvenliği

Mandıracılık’ta Makinalaşma ve Gürültü

Makinalaşmanın artması, ortama yayılan gürültünün de artmasına sebep olur. Mandıracılık işinde, zararlı olarak kabul edilebilecek ses düzeyleri sıkılıkla görülmektedir. Ahırlar ve ambarların dışında yer alan mekanlarda, traktörler ve zincirli testereler gürültünün ana kaynaklarıdır. Genellikle bu kaynakların yarattığı ses düzeyleri, en az 90-100 dBA arasında yer almaktadır. Ahırların içerisinde, samandan yapılmış hayvan yataklarını budayan aletler, yük taşıyan greyderler ve süt sağan vakumlu pompalar gürültü yaratmaktadır. Ses basıncı seviyeleri, kulaklara zarar verebilecek düzeylere çıkmaktadır. Mandıralarda çalışan işçilerin önemli bir bölümünde, maruz kalınan ses frekansları yükseldikçe, duyma kayıpları artmaktadır.

Mandıracılık’ta Tehlikeli Kimyasallar

Mandıralarda çalışan işçiler de çoğu zaman, tarlalarda çalışan işçilerin maruz kaldıkları kimyasallarla karşılaşmaktadırlar. Ancak, vakumla çalışan motorlu süt sağma boru sistemlerini temizlerken, bu iş koluna özel bazı kimyasallar da kullanılmaktadır. Sütün taşındığı boru hatları, her bir kullanımdan önce ve sonra iyice temizlenmelidir. Bu iş, genellikle sistemin son derece güçlü bir alkali sabun çözeltisi (%35 sodyum hidroksit) ile yıkanması ile başlar. Daha sonra, %22.5’lik bir fosforik asit çözeltisi ile boru hattı tekrar yıkanır. Bu kimyasallar, bazı kazalara yol açmaktadır. Sıçramalar ve dökülmeler, önemli cilt yanıklarına neden olmaktadır. Gözlerin korunmaması durumunda sıçrayan damlalar, korneaya zarar verebilmektedir. Kazayla yutulması durumunda, çok trajik kazalar yaşanabilmektedir. Temizlik için kullanılan bu tehlikeli çözeltilerin, bazen ortalıkta duran boş bir kaba pompalanması ve ardından bu kapta yer alan çözeltilerin özellikle çocuklar tarafından yutulması, çok ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Bunun önüne geçebilmek için, kapalı sistemler kullanılmalı ve bu çözeltilere ulaşım engellenmelidir.

Mandıra işçileri; antibiyotiklere, progestasyonel etmenlere, hormonlara ve prostaglandin inhibitörlerine maruz kalabilmektedirler. Aynı zamanda mandıra işçileri, kimyasal gübrelerle, herbisitlerle ve insektisitlerle de çalışmaktadırlar. Genellikle tarımsal arazilerde kullanılan pestisitlerden daha az zehirli olanları kullanılmaktadır. Ancak yine de hazırlama, karıştırma ve uygulama sırasında gözler, solunum yolları ve cilt son derece iyi korunmalıdır.

Mandıracılık’ta Alerji

Alerjenler, bazı mandıra işçileri için sağlık sorunları yaratabilmektedir. Temel alerjenler, ahırların içinde hayvanların yemlerinin arasında yer alan maytlardır. Maytlara bazı insanların alerjilerinin olduğu bilinmektedir. Havanların derilerinden dökülen kepekler de maytların önemli bir kaynağıdır. Alerjik reaksiyonlar, göz ve burun kaşıntılarına, alerjik dermatite ve mesleksel astıma neden olmaktadır. Bu alerjik reaksiyonlar hemen görülebildiği gibi, gecikerek 12 saat içinde de ortaya çıkabilmektedir. Mandıralarda çalışanların, genellikle yaşamları boyunca ve oldukça uzun süreler bu alerjenlere maruz kaldıkları düşünülecek olursa, astım riskinin neden yüksek olduğu kolayca anlaşılabilir. Bu tozlara maruziyeti azaltmak, alınabilecek en etkili önlemdir.

 Mandıracılık’ta Tozlar

Organik tozlar, önemli sağlık sorunları yaratabilmektedir. Alerjen olarak tanımlanabilecek olan organik tozlar, her zaman ve her yerde bulunabilmektedir. Bu tozlar, genellikle yüksek konsantrasyonlarda endotoksin, beta-glukan, histamin ve diğer biyolojik açıdan aktif maddeleri içermektedir. Bazen toplam ve solunabilir toz düzeyleri, 50 ve 5 mg/m3 seviyelerine ulaşabilmektedir. Bu tozlara maruz kalmanın sonucunda, çiftçi akciğeri hastalığı ve Organik Toz Zehirlenmesi Sendromu görülebilmektedir. Kronik olarak bu tozlara maruz kalınması durumunda, astım, çiftçi akciğer hastalığı ve kronik bronşit ortaya çıkabilmektedir. Samanların kurutulması, yemlerin silkelenmesi ve hayvanların yatakları için kullanılan materyalin cinsi, toz seviyesini ve hastalıkların görülme sıklıklarını etkilemektedir. Mandıralarda çalışanlar, bazı teknikleri kullanarak, mikrobik yayılmayı ve sonrasında bu mikropların havada asılı kalmalarını engelleyebilirler. Küflenmiş saman yerine gazete kağıtları, talaş, bıçkı tozu veya alternatif maddeler kullanılabilir. Eğer saman kullanılıyorsa, balyaların kesilmiş olan yüzeylerine su uygulamak, kesme makinalarının yarattığı tozu azaltmaktadır. Az bir miktar nem ve havalandırma da, tozların ortama çıkmasına engel olmaktadır. Çalışanlar, bütün bu önlemler alındıktan sonra bile, yine de solunum yollarını maskelerle(KKD) korumalıdırlar.

Mandıracılık’ta Zoonal Hastalıklar

Dünya nüfusunun giderek artması ve buna bağlı olarak talebin artması, beslenen hayvan sayısını arttırmıştır. Büyük miktarlarda tüketimi karşılayabilmek için üretim yapılırken bazı önemli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bunlardan en önemlisi, bu hayvanların hastalık kapmadan üretilebilmesidir. Gerçekten de hayvanlardan insanlara bulaşan birçok virüs ve bakteri sayısız hastalığa neden olabilmektedir. Bu, sağlık açısından sektörün ne önemde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Şarbon (memeli hayvanlardan), bruselloz (keçiler, koyunlar, sığırlar ve domuzlardan), ensefalit (kuşlar, koyunlar, kemirgenlerden), hisdatik kist (köpekler, geviş getirenler ve domuzlardan), Leptospira (kemirgenler, atlar, sığırlar ve domuzlardan), Q Ateşi (sığırlar, keçiler ve koyunlardan), kuduz (kediler, köpekler ve yarasalardan), salmonella (kuşlar ve memelilerden) ve tüberküloz (sığırlar, köpekler ve keçiler) gibi hastalıklarla karşılaşılmaktadır.

Et Üretiminde İş Güvenliği yazımıza linkten ulaşabilirsiniz. Ayrıca blog yazılarımızı takip ederek tüm sektörle alakalı güncel bilgilere ulaşabilirsiniz. Tüm bunlara ek olarak web sayfamızdaki sosyal medya butonlarından Engin İSG firmamızın Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube sosyal ağ hesaplarımıza erişim sağlayabilir bizi takip edebilirsiniz.

Engin OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) olarak tüm sektörlere İSG hizmetleri veriyoruz, talep ve istekleriniz konusunda web sitemiz üzerinden fiyat teklifi alabilir yada 0850 441 67 42  telefon numarasını arayarak ücret Bilgisi öğrenebilirsiniz. Ayrıca tüm hizmetlerimiz için güncel kampanyalarımızdan ve özel indirimlerimizden faydalanabilirsiniz

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti

 

Ürün ve Hizmetlerimiz Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Bizi Arayabilirsiniz:
Call Now ButtonHemen Ara